Oyuncularınızı Nasıl Motive Etmelisiniz?

Başarılı bir koç olmanın üç anahtarı vardır:

1- Plan yapmak; oyuncularınızı maçlara hazır hale getirmek.

2- Oyuncularınızın yeteneklerini geliştirmek.

3- Takımı motive etmek.

Bugün sonuncu şık olan; oyuncularınızı motive etme kısmına değineceğiz.

Peki motivasyon nedir? Bir takımın başarısı için en can alıcı noktalardan biridir. Daha basite indirgersek, motivasyon; oyuncuların antrenman ve maçlarda şevkle ve yüksek enerjiyle oynamasını sağlamaktır. Aslında işin özü şudur: Oyuncularınız ne kadar istekli oynuyor?

Şevkle oynamamanın hiçbir mazereti yoktur ve bu duruş koçtan başlar. Rakip koçun size yapabileceği en iyi iltifat: “Oyuncuların canla başla oyunuyorlar”dır. Oyuncularınızın tüm maçı herşeyini vererek oynamasının anahtarı, onları motive etmektir. Oyuncuların ilk günden bunu benimsemeleri şarttır. Bazı oyuncular bunu hemen benimseyecektir ve çok sıkı çalışıp, maçta en istekli oynayanların başında geleceklerdir. Ama bazıları ise benimsemeyecektir. Bunu benimsemek tamamen oyuncuya kalmıştır. Bunu yapmayan oyuncuların, takımın bir parçası olması ve süre alması zor olacaktır. O yüzden bunu her oyuncuya iyi şekilde anlatmak ve benimsetmek antrenörün görevidir ama bunu uygulamak da oyuncunun işidir. Kimse bir oyuncuyu zorla, şevkle ve istekle oynatamaz. Bunun içten gelmesi gerekir.

Koçun motivasyonu=bağırmak değildir. Bir antrenörün oyuncusuna söyleyebileceği en iyi motivasyon sözleri: “Ben sana inanıyorum” dur. Şu sözler ise asla bir motivasyon kaynağı olamaz: “Bu maçta çok kötüydün, hiçbir şey yapamadın”, “Hiçbir şeyi doğru yapamıyorsun”. Bunların yerine, “Bundan daha iyisin, sen de biliyorsun” ya da “Daha iyisini yapabilirsin” demek diğerlerinin aksine oyuncunun şevkini de kırmayacaktır.

Bir koç olarak eleştirileriniz her zaman ama her zaman yapıcı ve öğretici olmalıdır. Unutmayın ki; oyuncunuz siz nasıl geri bildirim verirseniz daha sonra onu o şekilde hatırlar. O yüzden eleştiriyi ya da düzeltmeyi yapış şekliniz de çok önemlidir.

Koç olarak oyuncularınıza şunu sorun: “Bu zamana kadar herhangi bir antrenmanda bütün gücün tükenene kadar, enerjin kalmayasıya çalıştın mı? Bir maçın bütününde (ama gerçekten bütününde, oynadığın her dakikada) tam kapasiteyle oynadın mı?” Cevapların çoğunun “Hayır” olması karşısında şaşırabilirsiniz ama büyük olasılıkla böyle olacaktır. Bunu şöyle de anlayabilirsiniz; özellikle altyapılardaki maçlarda bazı oyuncular nerdeyse hiç kenara gelmeden oynarlar. Bu basketbol gibi bir oyunda neredeyse imkansızdır. Eğer bir oyuncu olarak %100’unuzu veriyorsanız mutlaka nefeslenmek için kenara gelmeniz ve bir süre dinlenmeniz gerekir.

Oyuncularınıza antrenmanda ya da maçta herşeylerini vererek çalışmayı ve oynamayı öğretmelisiniz. Bunu öğretmek en büyük motivasyon şeklidir. Bu, çoğu oyuncunun bilmediği ya da farkında olmadığı bir durumdur. Eğer oyuncularınıza bunu benimsetebilirseniz ekstra hiçbir motivasyona ihtiyaç duymazlar.

Bir başka konu da oyuncularınıza “Neden”inini açıklamaktır. Neyi, neden yaptıklarını bilirlerse, uygulatmak istediğiniz taktik, teknik herşeyi güvenle, inanarak ve şevkle yaparlar. Çalışmaları, her oyuncu anlayana kadar sabırla anlatmalı ve her soruya cevap verip soru işaretlerini yok etmelisiniz. Buna zaman ayırmalısınız. Bu sadece basketbol için değil hemen her konuda geçerlidir. İnsan psikolojisi gereği, bildiğiniz ve anladığınız bir şeyi daha istekli ve kendinize güvenerek yaparsınız.

Antrenmanlarınızın savaş alanı ciddiyetinde olması gerekmez. Bunu yanlış anlamayın, her antrenman ciddi şekilde yapılmalıdır fakat bu; koç devamlı somurtmalı demek değildir. Sıkça karşılaştığımız; hiç gülmeyen ve asla şaka yapmayan, her zaman ciddi surat ifadesindeki antrenörlerdir. Fakat bir gerçek vardır ki; oyuncular bunun tersi olan antrenörlerin antrenmanlarına severek katılırlar ve iyi çalışırlar.

Hepimiz basketbolu çok seviyoruz. Bu yüzden içindeyiz. İzlemekten, oynamaktan ya da bir öğesi olmaktan keyif alıyoruz. Eğer siz oyundan keyif alıyorsanız oyuncularınızı motive edebilir misiniz? Elbette. Oyuncularınız bunun sonucunda daha çok keyif alıp, daha iyi oynarlar mı? Elbette. Eğer antrenmanlarda ya da toplantılarda arada şaka yaparsanız ya da tebessüm ederseniz, gülerseniz; oyuncularınız size karşı olan saygılarını ve inançlarını kaybederler mi? Hayır. Büyük olasılıkla size daha çok saygı duyarlar. Kendinize şunu sorun: Siz kimin için oynamayı isterdiniz? Devamlı somurtan, gergin, oyuncularını bağırarak -belki hakaret bile ederek- motive etmeye çalışan bir koçla mı? Yoksa antrenmanları keyifli hale getiren, arada şaka yaparak ortamı yumuşatan ve oyuncularını motive edebilen bir koçla mı? Oyuncuları için çalışmayı keyifli hale getiren ve onları motive edebilen bir koç mükemmel bir kombinasyon yakalamış olur.

Motivasyon konusunu ve spordaki yerini anlattığımız yazımız “Stres ve Motivasyonun Performansa Etkileri” ne buradan ulaşabilirsiniz.

Ayrıca çok yakında geniş bir motivasyon e-kitabı yayınlayacağız. Bu kitapta takımınızı motive etme konusunda harika fikirler bulacaksınız. Bizi takip etmeye devam edin.

Son olarak; Koç Željko Obradović’in oyuncuları ile nasıl iletişim kurduğunu, onları jest, mimik ve temasları ile nasıl uyardığını ve motive ettiğini gösteren bu videoyu izlemenizi tavsiye ederiz.

Oyuncularınızı Nasıl Motive Etmelisiniz?” hakkında 2 Yorum

  • 30 Ocak 2017 at 23:17
    Permalink

    sporda motivasyon çok önemli. katılıyorum buna.

    Cevapla
  • 6 Kasım 2017 at 16:16
    Permalink

    Özellikle basketbolda motivasyon herşeydir. Güzel bir yazı

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir